×

success

No Sass files were modified. Time elapsed 0.0003 seconds

Okulların açılmasıyla birlikte her yaştan öğrenci, uzun bir yaz tatilinden sonra okula döndü ve yeni bir ders yılına başladı. Bazı çocuklar bir üst sınıfa geçerken, bazı çocuklar ilk kez okul deneyimini yaşamaya başladı.
İlk okul deneyimiyle birlikte aile yaşamından farklı, kendi kuralları olan bir ortama giren çocuklar kadar anne-babalarında kafasında “çocuğum okula uyum sağlayabilecek mi, okulu sevecek mi, öğretmeniyle-arkadaşlarıyla anlaşabilecek mi” gibi pek çok soru olabilir. Çocuğunuz için en iyisini istediğiniz için de, bu endişelerin hepsi çok doğaldır.
Okul, çocukların aileden bağımsız olması gereken ve yeni ilişkiler kurabileceği bir ortamdır. Ve anne babaların bunu unutmadan çocuğun işini kolaylaştırması önemlidir. Çocuk için ailesi her zaman en güvenli ortamdır ve oradan ayrılmak istemeyebilir. Bu nedenle pek çok çocuk okula gitme konusunda direnebilir ve bu konuda sorun yaşayabilir.
Anne babaların aşırı koruyucu ya da ihmalkar tutumları çocukların okula uyum sürecini etkileyebilir. Bazı anne babalar okulu ilk gününden itibaren çocukların her detayı anlatmasını isterler. Yeni bir şey öğrenen çocuğun okulda daha başarılı olması için, hemen alıştırma yapması için zorlayabilirler. Ya da bazı anne babalar çok meşguldür ve çocuk anlatsa da dinlemez, hatta toplantılara bile katılamazlar. Çünkü onlar için vakit ayırmak zordur ve eğitim-öğretim okulun işidir. Halbuki çocuğu dinlemek, gerektiği kadar okul ve öğretmen ile iletişim içinde olmak çok önemlidir.
Çocuklar okulda yaşamları için gerekli temel bilgi ve becerileri kazanmakla birlikte, aynı zamanda toplumsal yaşamı da öğrenirler. Okulda ilk günlerin olumlu ve mutlu geçmesi, çocukların okul yaşamı için olumlu bir başlangıç olacaktır. Yeni arkadaşlar edinebildiğini, anne babasından bağımsız yeni yaşama uyum sağladığını gören çocuğunuz okul yaşamını rahat geçirecektir. Bu nedenle iyi bir başlangıç çok önemlidir.
İlk okul deneyimi anaokulu veya ilkokul hangisi olursa olsun, anne baba veya herhangi bir yakınının olmadığı ortama girmiştir ve bazı sorunlar yaşanabilir. Çocuğunuzun sizden ayrılması sizi kaybedeceği anlamına gelmez ve bunu bilmesi çok önemlidir. Kendisini birden tanımadığı insanlar ve fiziksel ortam içinde bulan çocuk, sizin onu kaybetmenizden korkabilir. Bu nedenle, okula nasıl gidileceğini ve onun ortamını, öğretmenini tanıdığınızı bilmek onu rahatlatacaktır. Özellikle okulöncesi dönemde, eğitim öğretim döneminden önce çocuğunuzla birlikte okulda kısa vakitler geçirmeniz ve çocuğunuzun okulda kalma süresini yavaş yavaş uzatmanız, alışma sürecini hızlandıracaktır.
Çocuğun söz verilen saatte ve söz verilen kişi tarafından okuldan alınması ve kandırılmadan bırakılması size olan güvenini artıracak ve okulda rahat vakit geçirmesine yardımcı olacaktır. Okulun ilk günlerinde sizin ya da güvendiği başka birinin onu karşılaması hoşuna gidecektir ancak karşılayan kişinin sık sık değişmesi “acaba kim gelecek ya da anne/babam gelecek mi” kaygısı yaşamasına neden olabilir.
Anne babasının öğretmene güvendiğini hissetmek ve okulda olanları onayladıklarını bilmek çocuğunuzun da okula güvenmesini ve uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuz onaylamayacağınız veya sizi kızdıracak bir olay anlatabilir. Böyle bir durumda daha çok bilgiye ihtiyaç vardır. Belki de çocuğunuz olayı farklı görüyordur ve durum gerçekten kızılacak gibiyse bunu çaresiz hisseden çocuğunuzla tartışmak yerine, yapıcı çözüm üretecek olan öğretmenle konuşmak gerekir.
Çocuğun anne babası tarafından desteklendiğini, gerektiğinde ondan yana olacağını bilmesi paylaşımlarını artıracaktır.
Çocuğunuzun başaracağına inandığınızı hissetmek, çocuğunuzun kendisine inanmasına yardımcı olacak ve ona cesaret verecektir.
Çocuğunuzla aranızdaki özel durumları okulun bilmesi gerekmez. Ona saygı duymanız ve özelini okula aktarmamanız önemlidir. Elbette hastalık vb durumu öğretmenin bilmesi çok doğaldır ancak hiçbir çocuk hala bebeğiyle uyuduğunun bilinmesini istemez. Veya arkadaşları yanında, evdeki gibi tontişim, prensesim gibi sıfatlarla çağrılmak istemez.
Çocuğunuzun yaptıklarıyla ilgilendiğinizi, okulun kurallarını onayladığınızı bilmek, ona iyi gelecektir. Böylece okulda bazı şeyler ona sıkıcı gelse ve yapmak istemese de, siz onayladığınız için uyum sağlayacaktır.
Aile ortamından ayrılıp, üstelik sıkı kuralların olduğu, alışık olmadığı yeni bir ortama girmek istemeyen çocukların aklına gelecek ilk çözüm okula gitmemek olacaktır. Ancak sizin net ve kararlı tutumunuz, başka bir seçeneğinin olmadığını anlamasına ve onun bu düşünceden uzaklaşmasına yardımcı olacaktır.
Çocuk için evdeki konforu ve ailesini bırakmak zor bir seçenektir ve okula gitmek istemeyebilir. Çocuğun duygusal olarak okula hazırlanması gerekir ve okulun eğlenceli ve sıcak bir ortam olduğunun anlatılması veya hatırlatılması önemlidir. Örneğin ara sınıfta olan çocukların, tatil sürecinde okul arkadaşlarının bazılarıyla görüşmesi veya bir arkadaşıyla okula gitmesi durumu kolaylaştıracaktır.
Çocukların ilkokula başlama sürecinde zihinsel olarak hazır olmak kadar, duygusal olarak hazır olmak da çok önemlidir. Ancak duygusal hazırlık daha çok okul başladıktan sonra gerçekleşecektir. Alışık olmadığı pek çok şey çocuğu rahatsız edebilir. Bazen sorun istediği anda oyun oynayamamak, sevmediği arkadaşıyla oturmak gibi küçük şeyler olabilir. Küçük şeyleri büyütmemek ama kararlı bir tutum içinde çocuğu dinlemek, onu anlamaya çalışarak destek olmak önemlidir.
Çocuğun öğretmenini sevmemesi gibi sorunlar yaşanabilir. Çocuğu ikna etmeye çalışmak yerine, suçlayıcı dilden kaçınarak durumun öğretmene anlatılması ve olumlu bir iletişime geçilmesi durumu kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuzun arkadaş edinememesi de küçük ama önemli bir durumdur. Okula gittiğinizde velilerle sohbet etmeniz çocuklarınızın da bir arada olmasına ve iletişim kurmasına ortam sağlayacaktır. Aynı şekilde okul dışında çocukların bir araya gelebileceği ortamlar yaratmakta etkili bir çözüm olacaktır.
Özet olarak okula gitme konusunda direnç gösteren çocuğunuzu ikna etmeye çalışmak çoğu zaman işe yaramayacaktır. Önemli olan çocuğunuz için iyi bir dinleyici olmak, onun duygularını anladığınızı ona hissettirmek ve onu kandırmadan, net ve kararlı bir tutum içinde olmaktır.

Okulu Müdürü Uzm. Prsikolog Arzu Aydın Koç